AltDünya FAQ ya da Sıkça Sorulan Sorular

AltDünya ilk kafamda oluşturduğumda Gameshow gibi farklı kişiliklerden oluşan, bu kişilerin birbiriyle ilişkilerinin, çatışmalarının fazlasıyla yer aldığı, o amatör ruh ile kendine has bir tarz ile kült işler arasında sayabileceğiniz bir yer olacaktı, ben de buranın Adanç’ı olacaktım. Ama hem ekip olamamızdan, hem bu konsepti bizden daha iyi yapan bir sürü yer olmasından, bir de yeterli zamanı bir türlü bulamamızdan bu şekil bir şey oldu. Şu anda genelde on-on beş kişinin şöyle bir grip baktığı, tamamıyla benim insiyatifimle ilerleyen bir site olarak hayatımıza devam ediyoruz ve ben bırakana kadar devam edeceğiz.

Bu takip edenler arasında aktif iletişime geçen bir kaç kişinin (biri de benim eşim oluyo, ehehehe) kafasında sorular vardı. Hem onlara cevap vermek, hem de yeni gelenler varsa onlara ne yapmaya çalıştığımızı anlatmak için böyle bir yazının uygun olacağını düşündüm. Umarım faydalı olur. Eğer merak ettiğiniz, sormak istediğiniz sorular varsa, face’ten twitter’dan falan ulaşıp paylaşabilirsiniz.

Bu arada bonus olarak v1’in ilk giriş yazısını da en alta ekledim. Hala geçerli sayılabilir. Buyrun efendim;

– Bu AltDünya Nedir Kuzum?

AltDünya temelde Tutku Tuzlu’nun yazı yazma hevesini giderme maksadı taşıyan, kendisini “Alternatif Dünyalar”ın kılavuzu falan gibi cool isimlerle tanımlamak isteyen, ancak geldiği noktada basitçe film, dizi, çizgi roman ve bazen de olay/durum yorum sitesidir. Yorum kelimesini boşa kullanmadım, bilgi verelim, öğretelim falan gibi didaktik amaçlarımız olmadığı gibi, yazılara “inceleme” diyecek kadar kapsam, detay uğraşmıyoruz. En saf haliyle her yazı “Tutku, şu filmi nasıl buldun, şu konuda ne düşünüyorsun” sorusuna cevap olarak yazılmıştır diyebiliriz. Eğer hoşunuza giderse ne mutlu bize. Gitmezse, devam edin, bekleme yapmayın.

– Neden Güncel Yazılar Yok Ya da Çok Az?

Çok basit bir sebebi var, site ben ne yapar, ne düşünürsem onu içermekte ve ben de günceli takip edemeyecek kadar yoğunum. Bunun yanında bu siteyi ilk tasarlarken biraz arşiv niteliği de olsun, o sebeple eski-yeni ne varsa bir yazısı yer alsın istiyordum. Yazı performansımız düşük olmasaydı, öyle olacaktı. Bir de güncelle kastedilen haberler falan da olduğu için, bu tip yorumların (ne biliyim casting haberleri, filmden görseller falan) çok da anlamlı olmadığını düşündüğümü de ekleyeyim.

– Peki Niye Bu Kadar Az Yazı Yazılıyor?

Çünkü burası benim ana işim değil. Sabah akşam çalıştığım bir işim var. Onun dışında evliyim, işten kalan zamanlarımı eşimle geçirmeyi tercih ediyorum. Bir de yakın zamanda baba oldum. Haliyle henüz tam dik duramayan, “agu, gigi” gibi kendince anlamlı bizim için anlamsız kelime hazinesi sahip bir çocuk birazcık zamanımı alıyor. Buraya yazı yazmak ancak arta kalan zamanlarımda yapabileceğim bir aktivite. O süre de çok çok kısıtlandığı için böyle oluyor. (Ocak-Şubat aylarında kesintisiz yazı serimiz oldu ama v1’in yazılarını düzenlediğimizden. Artık yeniden “Az ama öz” konseptine geri döneriz diye düşünüyorum.). Bir de günceli takip etmemenin de bunla alakası var. Bir de içerik boş olmasın diyoruz, o sebeple de başka siteler gibi bir fragmanın geldiği haberini vermek için kelime israfı yazılar yazmıyoruz.

– Eee, Diğer Yazarlar Neden Artık Yazmıyor?

Çok geniş bir yazar kadromuz yok. Zaten burası bir işyeri olmadığı için “Yaz ulan köle” modu yaratamıyoruz. Herkes için öncelik kişisel hayatıdır. Ama durumları nedir diyosanız şöyle açıklayayım. Aslı ilk başta çok motiveydi, “şunu yazarım, şöyle yaparım” falan diyordu. Sonra önce hamilelik biraz (!) zorladı, sonra çocuk dünyaya gelince şimdi lavaboya gidebildiğinde mutlu oluyor. Işıl üniversiteyi kazandı, önce adaptasyon zorlukları, sonra da okul yoğunlukları falan derken burası ikinci hatta üçüncü planda kaldı (başka sitelere yazı yazması, youtube videosu çekmelere falan girmedim dikkat edersen). Anıl sadece terbiyesiz. Şaka şaka, o da önce iş değiştirdi, onun yoğunlukları vardı. Sonra okula dönüş yapınca, o da artık yazamaz hale geldi.

– Herkes Yapıyor, Siz Youtube Kanalı Neden Açmıyorsunuz?

Öncelikle herkes yapıyor diye birşey yapmayız. Öyle cool, underground bir havamız var. (Deermişim) Sonrasında kendimizi Türkiye’de insanların hala okuyabildiğini kanıtlamaya adamış olup hede hedö. Yok, basitçe teknik ekipmanımız falan yok. Telefondan çekip app’ler yardımıyla editlemek falan çok amatör geliyor. Yapacaksak da biraz güzel olsun, izleyenlere işgence değil, keyif olsun isteriz. O sebeple şu an hem maddi hem de manevi olarak yakın zamanda öyle bir planımız yok. (Yılbaşı çekilişinde para çıksaydı, çılgın planlar olacaktı ama amorti bile çıkmadı. Ühühühü) Bi de vakit demiş miydim?

– Ne Kadar Para Kazanıyorsunuz Bu İşten?

Kazanmıyoruz. Hatta site adı, hosting falan derken baya bir içerdeyiz. Google Ads’e falan giriyim dedim, daha önce başka site girmişim, o da yalan oldu, uğraşamadım. Gelir sıfır yani. Sponsor falan desen, birilerinin para vereceği bir konumumuz yok. Bir ara çizgi roman yayıncılarından hani basın paketi falan alıyim, gider kısayım diyodum, tam o sırada site göçtü (Halil’in suçu), şimdi de biraz daha toparlayayım diye bekliyorum. Eğer destek olmak, sponsor olmak istiyorsanız beni face’ten ekleyin, bi konuşalım.

– Madem Yazı Yazasın Vardı Geekyapar’dan Neden Ayrıldın?

Fikirsel ayrılıklar. Aslında şöyle benim kocaman bir egom vardı ve Geekyapar bu egomu pohpohlayacak hiç birşey yapmadı. Şöyle açıklayayım, benim yazdığım dönemde bu “Youtube” durumları dalan yeni başlıyordu, giderek popüler oluyorlardı, hatta televizyona gazeteye falan çıkıyorlar ama sitede eşek gibi yazıyor olmama rağmen adım bile geçmiyordu. Hatta Youtube’da benim yazdığım yazıyı alıntılayıp, benden bahsetmiyorlardı bile. Maddi bir kazancım da yoktu. O yüzden soğudum, Halil falan da site kuralım deyince komple koptum. Zaten sitelerinin mevcut haline bakınca doğru karar olduğunu düşünüyorum. (Yiğitcan benden çok daha iyi bir yazardır ama artık eskisi kadar odaklanamıyor gibi. Ozan da iyidir, severim kendisini (ben demiştim Yiğitcan’a hey gidi) ama Youtube tayfası onu da geri çekiyor. Bir de Ponçik diye bir şeye yazdırıyorlar zihinlere zarar. Sağdan soldan çalmak neyse de özgün yazılarında da bir mana ifade eden iki cümle bulmak çok zor. Kitleleri de ergen olunca Geekyapar bitmiş diyorum.)

– Bonus: v1 “AltDünya Nedir?” Yazısı

Gerçek dünyanın sıradanlığından sıkılmış, farklı bir şeyler arayan, farklı (Alternatif 😉 kelime oyunu yani) dünyaların peşinden koşanlara bir liman olma amacıyla yarattığımız biricik platformumuz AltDünya’yamıza hoş geldiniz.

Son zamanlarda mantar gibi her bir yerden karşınıza çıkmakta olan “Geek” web sitelerine bir yenisi daha eklendi diye düşünebilirsiniz. Haklısınız. Onlardan bir farkımız olacak mı? Gözle görülür bir farkımız olmaz herhalde. Zaten ortaya bambaşka, yepyeni bir şey koymak için değil de, içimizden geleni içimizden geldiği şekliyle yazabileceğimiz bir mecramız olsun mantığıyla yola çıktık, bunu yaparken de aynı kafada olduğumuz bir kitle yakalarsak, üç beş kişiye bir faydamız olursa ne mutlu.

Şimdilik küçük bir ekibiz ama “Dur bi siz başlayın da sonra katılırım ben” diyenlerin katılımıyla ya da kendisine fırsat verilmesini bekleyen gençlerin de öne çıkmasıyla büyümeyi de hedefliyoruz uzun vadede. (Siteden kazandığımız milyonlarla oynamaya başlayınca hepsi kapımda köpek olacak, nıhahaha nıhahaha öhö öhö). Ben Tutku bu arada. Sitenin baş editör şeysi gibi bir şeyim. Yani yasal bir durum olursa benim başım belaya girecek. Anıl var, küçük kardeşim gibidir. Kendisi “Ben de yazayım” şeklinde katılıyor. Mavi gözlerinin altında çok cevherler yatmaktadır.

An itibariyle herhangi bir konuyu en iyi bilen, en iyi ifade eden, en düşünülmedik şeyleri yakalayan, aktaran kişiler değiliz (ancak bu yazmaya başladıktan sonra öyle olduğumuzu iddia etmeyeceğimiz anlamına gelmemekte tabi), tek verebileceğimiz söz dürüst ve içten olacağımızdır. Bilgi hataları, yanlış anlatımlar falan havada uçuşabilir, bir şeyi savunmak için başlayıp bambaşka bir şeyi anlatırken bulabiliriz kendimizi. O sebeple vereceğimiz zararlarla ilgili olarak baştan özür dileriz. Ha bir de içerilen bilgileri sağdan soldan (çoğunlukla yabancı sitelerden falan diyorum yani) alınmış olsa da, yazılar tamamen özgün, kişiye ait olacak.

Bununla ilgili olarak yazıların her biri yazan kişiye aittir ve tüm sorumluluk da onundur. AltDünya olarak bütünlüklü bir duruşumuz, bir tavrımız hatta ortak bir tarzımız bile olmayabilir. O an içimizden nasıl geldiyse öyle yazacağız. Tek istikrarlı olacağımız nokta bütün yazıların subje-objektif olacağıdır. Şöyle açıklayayım, yazılar tamamen sübjektiftir, yukarıda belirttiğim gibi sadece yazarın düşüncelerini, zevklerini içerir. Ama ölümüne objektiftir, kendisinin ki dışında herhangi bir taraf tutmayacaktır. Yani bir Marvel filmine gömüyorsak, bunu fanboy olduğumuz için değil, o filmi beğenmediğimiz için yazıyoruzdur. Vice versa. (Tersi de geçerlidir anlamında.)

Bu noktada ileride büyük paralar karşılığı sponsor falan bulursak, o objektifliği de ayaklar altına alacağımızı not düşelim. Kalemimiz satılıktır. Sadece miktara bakmaktadır. (Şaka bu bu arada)

Herkese ulaşalım, herkes bizi sevsin gibi bir derdimiz yok. Takip etme inceliğini gösterenlerden tek beklentimiz burada yazı yazmaya harcadığımız emeğe saygı göstermeleri. Aynı kafada olmasak bile bunun güzel bir dille anlatılması, boş kuru tartışmalardan uzak durmaları. Bu sebepledir ki, siteye sırf egosunu tatmin etmek (buradaki tek egolu’lar biziz, öyle biline), kir atayım iz kalsın, en akıllı benim göstereyim zihniyetiyle gelenlere site olarak “s*ktr git” deme hakkımızı saklı tutarız. Gelmeyin yani, istemiyoruz sizi. Zibilyon tane site var, oralara gidin. Kalan herkes hoş gelmiştir. Anıl, kolonya tut misafirlerimize.

Yazılarda Türk Dili ve Edebiyatı’na özen göstermiyoruz, gramer anlatım bozukluğu derdimizi anlattığımız sürece ikinci plandaki şeylerdir. “Ben var bu filmi sevmek” geçerli bir yazım şekli yani. Her terimi Türkçe kullanacağız gibi bir derdimiz de yok. Maalesef gündelik kullanım alanlarında kelimelere öncülük yapabilecek bir durumda değiliz, o sebeple bu konuda kasmaya gerek olmadığını düşünüyoruz. Bu konularda hassasiyeti olanlar da uzak dursunlar yani. Yazılarda anlamadığınız yer olursa yorumlarda sorunuz.

İçerik olarak da bir kısıt koymadık. Yani o gün Beşiktaş’ın şampiyonluğuyla ilgili yazmak istersem onu yazarım. Politika yapasım varsa yaparım. Bu sitede şu olmaz bu olmaz tartışmalarına kapalıyız yani. Zaten o sebeple içeriğimiz çoğunlukla geek sitelerine yakın olacak olsa da “geek-aru, geek-elion, geek-iyorum” falan gibi bir isim yerine AltDünya’yı seçtik. Sonuçta Futbol’un da kendine ait bir dünyası var.

Genel olarak siteyle ilgili yaklaşımımız, marka vaadimiz falan bu şekilde. Hoşunuza gittiyse beğenin, takip edin, paylaşın, hoşuna gidecek arkadaşlarınız falan varsa tavsiye edin. Elimizden geldiğince çok içerik üretmeyi amaçlıyoruz. Sizler de beğenilerinizle motivasyon arttırıcı unsur olarak katılacaksınız.

Eğer hepimiz anlaştıysak sizi evrenin en mükemmel web sitenin içeriğiyle başbaşa bırakayım. (Alçak gönüllü olamıyorum, özür dilerim.)

Spread the love

1 geri izleme / bildirim

  1. AltDünya Youtube Kanalı Hk. - AltDünya

Bir yanıt bırakın