FilmYorum – Venom (2018)

Bu yazıda Venom filmiyle ilgili spoiler vermemeye çalıştık. Sadece eski usül yorum yapıp kaçacağım. Önceki spoilersız yazılarda rahatsızlık duymadıysanız bunu da gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz. Ama önceki yazılarda “ehehe spoiler vermiş, pis adam” dediyseniz bunu da spoilerlı olarak göreceksiniz pas geçin.

Künye

Yönetmen: Ruben Fleischer
Oyuncular: Tom Hardy, Michelle Williams, Riz Ahmed, Jenny Slate
Tür: Fantastik, Aksiyon, Bilim Kurgu
Ülke: Amerika, Yayın Tarihi: 4 Ekim 2018, Süre: 2 saat 20 dk (daha kısa gibi geldi ama nese)

Giriş

Venom’un bendeki yeri ayrıdır. Todd McFarlane’in çizdiği David Michelinie’nin yazdığı Venom hikayesi (Marmara Çizgi tarafından Venom’un Doğuşu diye dilimize kazandırılmıştır) benim okuduğum ilk orijinal çizgi romandır. Herhangi bir yerde “En sevdiğin Spider-Man kostümü nedir?” derseniz (şuradaki listedeki gibi) hiç düşünmeden Simbiyot Kostümü derim. Alışılagelmiş kötü adamlardan çok daha taze, çok daha kişisel olmasıyla Spidey’nin en sevdiğim kötü adamları arasında her zaman yeri vardır.

İşte tam da bu sebepten içinde Spidey’nin olmadığı bir Venom filmine çok büyük bir önyargı ile yaklaştım. Sony’nin şu ana kadar yaptığı en iyi işin Spidey’i MCU’ya vermek olduğunu düşünüyor olmamın yanında, elindeki markalarla ilgili akla gelebilecek en kötü fikirleri (bir ara May Hala’ya solo film düşünüyorlardı) ortaya atmasının da bu önyargımı desteklediğini belirteyim. Yine de Tom Hardy’nin varlığı, Venom’un Spidey olmadan da potansiyeli olması ve filmin karaktere uygun olarak tam R Rated süper kahraman döneminde geliyor olmasının avantajıyla bir şans vermeye hazırdım. Bir iki gün geç de olsa izledim ve ne zamandır yazısız olan siteye yorumlarımla döndüm. Buyurun efendim.

Hikaye

Eddie Brock (New York’taki bahsi geçmeyen bir olay dışında) başarılı bir muhabirdir, güzel bir sevgilisi vardır falan. Bu evrenin göya Elon Musk’larından Carlton Drake ile bir röportaj yapma görevi verilir, olumlu bir haber yapması gereken girmemesi gereken konulara girince işini, nişanlısı falan hep kaybeder. Bu arada Carlton Drake de uzaydan gelen simbiyotlar üzerinde deneyler falan yapmaktadır. Neyse, olanlar olur Venom adındaki simbiyot Eddie’ye birleşir ve olaylar gelişir. (Spoiler olmasın diye zorlandım da biraz)

Artılar/Eksiler

Baştan şunu koymak lazım sanıyorum. Eğer çizgi romandaki Venom’u bekliyorsanız mutsuz olacaksınız. Bu Venom’un o Venom’la (bir kaç referans dışında) ilgisi yok. Spider-Man’le de ilgisi yok. Eğer bu filmden birazcık zevk almak istiyorsanız, çizgi roman kafasından ayrılmanız lazım. Bu paragrafta hızlıca “Çizgi roman neden daha iyi”yi anlatıp geçeyim. Birincisi buradaki Eddie Brock çok tek yönlü, fazla iyi, ÇR’deki gibi %60 kötü, %40 iyi değil. Buradaki Venom da ÇR’deki kadar kötü (evil anlamında) değil, yani o iyiliği bile belli bir kötü mantığa oturan bir Venom yok. ÇR kadar sert de olamamış film. Ama Spidey ve ÇR evrenini kafaya takmıyorsanız bunlar sorun değil. Hatta kendi evreni içerisinde düşününce pek çok başarılı fikir olduğunu da söyleyebiliriz. ÇR olayını hallettiysek filmi kendi içerisinde değerlendirmeye geçelim.

Filmin asıl eksisi aceleye gelmiş olması sanırım. Çekimlerin çok kısa sürede bitirildiği haberleri zaten dolanıyordu, filmi izledikten sonra durumun bu olduğuna ikna oldum. Özellikle efektlerde bu durum dikkatinizi çekiyor olacaktır. Filmin bir kaç sahne dışında artık hayatla bir hale gelmiş CGI anlayışının bir tık gerisinde olduğunu, bazı sahnelerde efekt-aksiyon uyumunda sorun olduğunu (ne bileyim işte Venom arabayı fırlatırken normal fizik kurallarında bir esneme hissetmeniz gibi) falan fark etmişsinizdir. Ben bu durumu buna bağlıyorum. Aynı aceleye gelmişlik senaryoda da kendini hissettiriyor. Film biraz fazla hızlı akıyor ve bazı şeyler fazla havada kalıyor. Sanki orada bir sahne daha yazılmış ama aceleden çekilememiş gibi.

Bu durumun bir diğer sebebi de filmin R Rated yerine daha geniş kitleye ulaşsın diye PG-13 haline getirilmiş olması. Tom Hardy kendi de en sevdiği sahnelerin filmde olmadığını açıkladı zaten. Bu durum en basit şekilde yukarıda söylediğim eksiklik hissiyatını yaratmış. Yani bir olayda eksik olduğunu düşündüğünüz sahne büyük ihtimalle vardı ama fazla sertti, çıkartıldı. Bu durumun bir başka eksisi de filmin aslen hedeflediği “Venom tam bir kahraman değil” etkisini ortaya çıkaramamaları durumu. Yani Venom (bizim görmediğimiz şekilde) bir iki kafa koparıyor, bir iki vahşi sahne de var, ancak Venom’un özünde iyi olmadığı bir duruma denk gelemiyoruz. Yani Venom hakikaten Eddie’ye kötü şeyler yaptırmış olsa, biz “Yuh artık” falan desek, hatta iğrensek, o zaman hem Venom’un anti-kahraman imajı tam olurdu, hem de Venom’un kahraman şekli daha akla yatkın gelirdi.

Karaktere girince öncelikler Tom Hardy’nin Eddie Brock’unu kötü bulmadım. Yine filmdeki pek çok şey gibi bir yere kadar iyi. Yaşadıkları anlamlandırılabilirsiniz, iyi bir adam oluşu da, çöküşü de manalı. Ancak film bu durumları uçlara kadar zorlamadığı için basit kalıyor. Yani işinden, kız arkadaşından, hayatından olmuş bir adama göre fazla iyi durumda oluyor Eddie. Hayata lanet etmeli, Drake’e küfretmeliydi falan. O zaman Venom’la birleştiğinde yaşayacağı çelişki çok daha anlamlı olurdu. Şu haliyle şeker adam Tom Hardy’nin içine sempatik uzaylı kaçmıştan çok fazla ileri gidilememiş. Aynı sorun Venom’da da var. Venom hiç bir noktada tam kötü değil. Adam yiyelim, açım falan dışında (bu nasıl sayılmaz ya, hehe) kimseye ciddi bir zararı yok. İkilimizin arasındaki sinerji de güzel düşünülmüş olmasına rağmen biraz fazla yapmacık olmuş.

Karakter konusunda esas sorunumuz ise kötü adamımız. Tasarım aşamasında modern dahi/zenginlerimizi baz almaya çalıştıkları, empati kurulabilir bir fikir üzerinden kötü adam yaratmaya çalışmaları fena fikir olmasa da en fazla BvS Lex Luthor kadar olabilmişler. Bu kadar jenerik, bu kadar sıradan bir kötü adam olmaz. Hiç bir boyutu, derinliği yok, motivasyonları çok yüzeysel, karakter namına en ufak bir çeşitlilik göstermiyor. Diğer karakterlere gelecektim ama kadroyu yazarken fark ettiğim gibi çok bir yan karakter de yok. Olanı da ya çok klasik ya da “eh” deyip geçilecek cinsten. Özellikle Michelle Williams’ın adını öğrenmeyi bile umursamadığım karakteri filmin tonunu romantik komediye çevirerek zarar bile vermiş.

Filmin bu ton kaymaları sadece bu karakterle sınırlı değil. Film korku olmak istediği ama rating’inin izin vermediği bir halden, klasik süper kahraman aksiyon filmine dönüşüyor, sonra araya romantizm katıyorlar, bu türlerin hepsinin içine de çok komik olmayan one liner espriler atıyorlar. Bu da filmin tutarlılığına ve akışına ciddi zarar veriyor. Bunun sebebinin Sony’nin filmi herkese hitap ettirme planından kaynaklandığını düşünüyorum. Yani korku seven de gelsin, Marvel’ın kitlesi de gelsin, R Rated tuttu, oraya da bir selam çakalım falan zihniyetinden dolayı film kendi içinde tutarlı bir görünüm sergileyememiş. Bir de senaryonun da aynı tutarsızlıktan müzdarip olduğunu ve bu tutum yüzünden filmin konusunun da zarar gördüğünü söyleyerek bu kısmı bitireyim.

Şimdi şöyle bir geriye dönüp bakınca filme baya bir gömdüm. Ama esasen film bu eksilerine rağmen bende (az da olsa) olumlu izlenim bırakmayı başardı. Şöyle ki, film aslında işe yarayabilecek pek çok güzel fikir içeriyor. Spidey’i kenara bırakma kararı hoşuma gitmese de, o olmadan olabilecek en mantıklı şekilde bir orijin hikayesi yazılmış. Venom’u Eddie ile diyaloğa sokmak, Venom ve Eddie’yi farklı karakterler olarak ele almak da yürüyebilecek bir tema aslında. Eğer bu kadar klişe, bu kadar tek düze olmasaydı modern bir kötü adam ve onun uzaylı araştırmaları da fena fikir değil. Ancak bunların hepsi basit senaryo anlayışı sebebiyle kullanılamamış.

Tom Hardy’nin karaktere yaklaşımının da keyifli olduğunu ve filmi izlenebilir kılır etkenlerden olduğunu düşünüyorum. Venom’un görünüşü kimsenin hoşuna gitmemiş ama ben kanlı canlı en fazla bu kadar olabileceğini düşünüyorum. Sonuçta akışkan bir karakteri ekranda göstertmek çok zor olsa da bunu çok sırıtmadan yapmayı başarmışlar. Aksiyon sekanslarının bir kısmı fazla abartı, bir kısmı da kareografi olarak yapmacık olsa da Venom’un güçlerini gösterme ve kullanma açısından dikkate değer olduklarını düşünüyorum. Filmin genel karanlık tonunun da eğer film R Rated olsaydı hoş bir ton yaratabileceğine dair emareler gördüğümü düşünüyorum.

Sonuç

Ellerinde hoş fikirler olan, solo bir Venom filmini Spidey’siz de izletebilecek malzeme varken bu potansiyelin biraz korkaklık, biraz acelecilik, biraz da çok izlenelim’cilikten kaynaklı harcandığına şahit olduk Venom filminde. Koştur koştur sinemaya gidip “illa Venom filmini görmeyelim” diyebileceğiniz bir ürün yok ortada. Ama televizyonda denk geldiğinizde ya da boş bir vaktinizde meraktan izlediğinize de değecek bir film Venom. Çok daha muhteşem olabilecek olmasına rağmen Sony’nin rezil etmekten son anda kurtulduğu, belki ilerde (yönetmen olmayacak dese de) kesilen sahnelerin eklendiği, gerçekten kafalarındakini daha net yansıtabildikleri bir versiyonu çıkar ve o zaman “İşte bu Venom olmuş” deriz. O zamana kadar eğer yapacak daha iyi bir şeyiniz yoksa izleyebileceğiniz bir film Venom. Gerçek Venom isteyenler için paranızı çizgi romana yatırmanızı öneriyorum. Bir sonraki yazıda görüşene dek esen kalın.

Spread the love