ProgramYorum – The Toys That Made Us (2018)

The Toys That Made Us

Tür: Belgesel
Platform: Netflix
Süre: 45 dakika
Bölüm Sayısı: 2 Sezon toplam 8 bölüm

Giriş

Entel bir hava vermek istesem de kesinlikle belgesel seven, izleyen, bununla övünebilecek bir insan değilim. Çok ilgimi çeken, merak ettiğim konularda bile bitiremediğim belgeseller oldu. Öyle ki izlediğim belgeselleri düşündüğümde (Kurtuluş Savaşı, Çanakkale Savaşı falan dışında) aklıma sadece “The Death of “Superman Lives”: What Happened?” (Tim Burton’on yönetip Nicholas Cage’in Superman’i oynayacağı iptal edilen bir film ile ilgiliydi. Bir ara o konuyu da burada yazmak istiyorum) geliyor.

Ancak bugün burada konu edeceğim belgeseli bu siteyi bir şekilde takip eden herkesin keyifle izleyeceğini düşünüyorum. The Toys That Made Us Netflix’te ikinci sezonunu geride bırakan, tümüyle çocukluğumuzu harika kılan oyuncakların yaratılışlarını ve geçirdikleri evreleri anlatan bir belgesel. Şu ana kadar sırasıyla “Star Wars, Barbie, He-Man, G.I.Joe, Star Trek, Transformers, Lego, Hello Kitty” oyuncuklarını konu aldılar. Her biri başka bir çocukluk anısını dürten bu belgesele bir göz gezdirelim o zaman.

The Toys That Made Us

Artılar/Eksiler

Serinin en büyük artısı elbetteki nostaljik etkisi. Sadece isimlere bakmak bile içinizdeki çocuğun heyecanlanmasına sebep oluyordur diye düşünüyorum. He-Man çizgi filmleriyle büyüyen, bir adet Transformers oyuncağı için ortalığı birbirine katan bir nesil için burada yer alan isimler elbetteki çok önemli, çok müstesnadır diye tahmin ediyorum. Sırf bu karakterlere olan merakınız bile diziyi izlemeniz için yeterli sebep olabilir. Ancak buradan serinin ikinci büyük artısı ve bazıları için hayal kırıklığı yaratacak kısma geliyoruz. The Toys That Made Us bu oyuncakların ne kadar muhteşem, ne kadar yaratıcı olduğunu göstermeye çalışan bir reklam programı değil. Size hemen hemen tüm gerçekliği ile bu oyuncaklar nasıl yaratıldı, ne evrelerden geçti bunları göstermeye çalışıyor.

“Eee ne güzel işte, her şeyin çıkışını bilmek niye hayal kırıklığı yaratsın ki” mi dediniz? Çünkü nostalji her zaman güzel olmayabilir. Sizin hayallerinizi besleyen, sizi başka dünyalara götüren, belki kişiliğinizde rol oynamış bu oyuncakların her birinin aslında ticari kararlar olduğunu öğrenmek o çocukluk anılarınıza daha farklı bakmanıza neden olabilir. Yani He-Man’i örnek vereyim. He-Man’in daha çok oyuncak satmak isteyen bir firmanın yeni trend için barbarları seçmiş ama Barbar Conan’ı lisanslamak yerine kendi oyuncaklarını yapmaya kara vermiş orta yaşlı çalışanları tarafından yaratıldığını öğreneceksiniz. Atılgan karakterinin Mattel firmasının elinde He-Man ile alakasız çok fazla büyük boyda kaplan oyuncağı kalmış olması sebebiyle ortaya çıktığını bildiğinizde o karakterlerin sizde yarattığı etki azalabilir.

The Toys That Made Us 2

Kişisel olarak çocukluğunuza verdiği zararı geçerseniz The Toys That Made Us işini son derece düzgün şekilde yapıyor. O dönemin şirket yöneticileri, oyuncakların yaratıcıları ve hayranları ile yapılan röportajlar son derece keyifli ve içten. Hatta bazı yanlış karar vermiş ama kendini haklı çıkartmaya çalışan yöneticiler bile bütün çıplaklıklarıyla oradalar. Kullanılan görseller, gazete küpürleri, o dönemin reklamları falan da son derece yerinde olmuş. Daha da güzeli bu ayrı parçalar çok yerinde ve keyifli bir düzenle kurgulanmış ve sizi sıkmadan ideal bir şekilde önünüze sunulmuş. Pek çok keyifli referans ve eğlenceli espriler de eklenince bir çırpıda biten ve “keşke daha fazla olsaydı” dedirten bir hale geliyor The Toys That Made Us.

Şahsım adına çocukluğumda hayran olduğum bu karakterlerin yaratılışlarının ticari kararlardan oluşuyor olması bana çok dokunmadı. Hatta ilginç bir şekilde şaşırttı ve keyif verdi. Bu seriden sonra sektörün içini biliyor olmak bir yetişkin olarak o anılarıma farklı bakmamı sağladı ama bunu olumsuz bir şey olarak görmedim. Hatta oyuncakların yaratılış süreçlerini izlemek, oyuncak çizgi film sektörlerinin ilişkilerine şahit olmak, reklamların toplum üzerindeki etkilerini falan görmek hem kendi çocukluğum açısından hem de çocuklarıma alacağım oyuncaklar açısından bana yeni ufuklar açtı bile diyebilirim.

The Toys That Made Us Hello Kitty Lady

İlgim nedeniyle en keyif aldığım bölüm He-Man oldu. Size de tavsiyem o bölümdür. Star Wars’ın oyuncak geçmişini bilmek keyifliydi. G.I.Joe’yu görece biliyordum. Çok alakam olmasa da Star Trek’in başarısızlığından tuhaf bir keyif aldığımı söyleyebilirim. Lego’nun bir iş planı olarak ele alınması da sektörü bilmek isteyenler için son derece başarılı bir bölümdü. Hello Kitty ise Asya kültürüne son derece uygun olarak ilginç ve değişik bir bölüm olmuş. Her bölüm için elbetteki sizin ilginize göre yorumlarınız değişiklik gösterecektir ama muhteşem bulduğunuz en az bir iki bölüm olacaktır diye tahmin ediyorum. Diğer bölümleri de meraktan ama keyifle izleyeceksiniz.

Sonuç

The Toys That Made Us benim gibi çok fazla belgesel sevmeyen birini ekrana bağlayıp hem de birden fazla kez her bölümünü izletmeyi başardı. Eğer artık bir yetişkin olmuşsanız ve çocukluk anılarınıza hiç bir şey zarar veremez ise o dönem hayran olduğunuz karakterlerin nasıl ortaya çıktıklarını şaşırarak yer yer kızarak izleyeceğiniz, geçmişe ve sektöre çok farklı bakmanızı sağlayacak keyifli bir seri olarak Netflix arşivinde yerini aldı. Üçüncü sezonunun da açıklandığı ve “Power Rangers, Wrestling, My Little Pony” ve “Teenage Mutant Ninja Turtles”ı içereceği haberini de vererek kaçayım. Bir başka yazıda görüşene dek esen kalın.

Spread the love

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*