Geçen Ayın Çizgi Romanları – Şubat 2018

Yine geç gelen bir yazı. Eskiden yazıp, bitirip, yayınlamak için ayın bitmesini beklediğim günleri düşünüyorum da. Neyse, okumadığım bir iki çizgi roman kalmış olsa da, sayı olarak 10’u tamamlayınca sizi daha da bekletmeden basıp rahatlayayım dedim.

Bu arada bu yazı “Geçen Ayın Çizgi Romanları” bölümümüzün son yazısı olabilir. Bu ay maddi imkansızlıklardan yeni çizgi roman siparişi veremedim. Maddi durumumu toparlayana kadar tek tük çizgi roman alımı sağlayabiliyor olacağım. Bir kaç yayınevine tanıtım amaçlı ücretsiz çizgi roman göndermelerini rica ettim ama henüz herhangi bir dönüş olmadı. Bakalım, hayırlısı diyelim. Tek tek yorum yaparım herhalde ama ayın çizgi romanları bir değişikliklik olmazsa (bilet almadığım için piyango şansım da yok) rafa kalkmış olacak.

Bir de yazıda Idefix’e giydirip sizi geçen ayın çizgi romanlarıyla başbaşa bırakayım. Bre Idefix, tam mis gibi liste hazırlamışım, senin hediye ettiğin indirim çekini kullanıp yine de 250 tl’lik siparişimi ayarlamışım, pat diye fiyatları yükseltmek nedir? Tam indirim çekinin geçerli olduğu gün artması da nasıl bir tesadüftür. Senin yüzünden battım. Mutlusundur işalla.

Öhm, evet başlayabiliriz. Buyrun efendim;

DC Rebirth Özel Edisyon JBC Yayıncılık

Bu ayın ilk işi DC’nin evrenine yeniden şekil şemal vermek için yaptığı büyük event’in girişini oluşturan Rebirth oldu. Ben artık bu sürekli geçmişi değiştiren event’lerden, karakterlerin sürekli baştan yaratılmasından çok sıkıldım. Eminim çok önemli, çok kritik bir hikaye olacaktır, Geoff Johns’u da severim. Bu çizgi roman özelinde yine bir Flash’ın, bu sefer Wally West’in olayları başlatması biraz önyargı oluşturdu. Hikayeler ana olaylara giriş mahiyetinde olduğu için çok ahım şahım değil ama “eh”lik. Çizimler fena değil, çok bir öne çıkan, geride kalan durum da yok. Yani totalde önyargıları bir kenara koyarsak, “eh işte” bir maceraya doğru yol alıyoruz. Hadi hayırlısı diyelim.

Superman:Doomed Cilt 1 Yapı Kredi Yayınları

Geçmişte beğendiğim karakterlerin yeniden yaratılmasından hoşlanmıyorum. Doomsday Superman’in ölümü olayında son derece cooldu. Şimdi New 52’ya event olsun diye ekstra özellikler eklemeleriyle bu seri 1-0 geride başladı gözümde. Sonra Superman’i Doomsday’le birleştirip zor bir işe girmişler. Sonra da hikayede çok fazla Superman gel-giti koymuşlar. Yani bir kontrol ediyor, bir edemiyor durumu fazla kullanılmış. New 52 değişikleri zaman zaman hoşuma gitse de (donunu üstüne giymemesi mesela) geçmişe çok dokunmak beni işten soğutuyor, ki genel kitlede de böyle bir görüş olduğu için Rebirth yapma ihtiyacı duydular. Yanlış olmasın bu arada hikaye çok kötü değil ama yukarıda saydığım durumlar biraz fazla göze çarpıyor. Yoksa sıkılmadan okunuyor. Yeni okuyuculara daha çok tavsiye ediyorum.

Deadpool x Hawkeye JBC Yayıncılık

Deadpool’u her yere koymadan rahat etmeyecek Marvel. Hawkeye’ın solo serisi başarılı olunca Deadpool’la maceraya çıkması kaçınılmazdı heralde. Bu hikaye solo Hawkeye maceralarıyla, çılgın Deadpool kavramlarını elinden geldiğince birleştirmeye çalışmış ve görece başarmış. Görece çünkü evet ikisinin de tarzı hissediliyor ama bu iyi bir şey mi bilemedim. Yer yer eğlenceli, kendisini çok ciddiye almayan (Deadpool gibi) ama bunu yaparken çok fazla da uçamayan (Hawkeye sebebiyle) bir öykü olmuş. Tabi bu sebeple çok ahım bir şey sunuyor mu tartışılır. Belki biraz daha uçulsa daha iyi olabilirdi. Ne bu hikayedeki Deadpool fazla realistik olduğu için tatmin ediyor, ne de Hawkeye solo gibi yere basan ama sürükleyici bir iş sunabiliyor. Deadpool Hawkeye sinerjisinin de çok başarılı olduğunu düşünmüyorum, böyle “evet ya süper ikili oldular” demiyorsunuz. Ayın fena olmayan ama çok da kritik sayılmayan işlerinden biri.

Suicide Squad Cilt 4 JBC Yayıncılık

Suicide Squad New 52’nin en eğlenceli işlerinden biriydi. Ancak onlar da ilk baştaki ivmelerini sonradan kaybettiler. Geçen cilt fena değildi ama bu cilt artık anlatacakları hikayeler bitmiş, başa dönmüşler izlenimi verdi. Yine ilk ciltteki öyküleri biraz değiştirip önümüze koymuşlar. Son iki hikaye (Harley ve Deadshot’ın solo öyküleri) biraz farklı sayılabilir, ki Justice League’in kötü versiyonlarının gelip kendi düzenlerini kurdukları döneme denk geliyor. Keşke oraya bir giriş yazsalarmış. Zaten bu tip sıralı devam eden ciltlere önceki olayları anlatan bir editör yazısı yazmaları hoş olurdu diye düşünüyorum. Neyse sonuçta kötü diyemeyeceğimiz ama ayın ortalama işlerinden sayabileceğimiz çizgi romanlardan biri olarak yerini alıyor Suicide Squad.

Justice League Cilt 6 Yapı Kredi Yayınları

New 52’de yapılan değişiklikler kimsenin hoşuna gitmedi ve Rebirth ile olayları tekrar toparlamaya çalışıyor DC. Benim yorumum aslında her şeyin iyi başladığı ancak bu geçmişi yeniden yazma fikrine yazarların fazla kapıldığı. Yani Batman’in Court of Owl, JL’in Throne of Atlantis falan fena değildi. Ama ardlarından gelen hikayeler falan o havayı devam ettiremedi. Cilt 6’daki hikaye fena değil ama okurken hep bir şeyler yanlış hissiyatı var. Yani hem Luthor’un JL’e dahil oluşu, hem Amazo kısımları aslında son derece iyi gibi, ya da en azından net olarak şu sebeple olmamış diyebileceğim bir durumları yok. Ama bir şekilde bittiğinde “Vay be ne okudum” dedirtmiyor. Bir iki gıcık olduğum tercih var (Luthor Batman olayı en barizi, spoiler vermiyorum da) yine de kötü diyemiyorum ama koşun alın da diyemiyorum. Ortalama üstü, orası bariz, özellikle diğer New 52 hikayelerini sevenlere tavsiye ediyorum.

Spread the love