DiziYorum – Happy! S01 (2017)

Klasik açıklamamız; Happy adlı diziyi yorumladığımız bu yazıda spoiler yok, gönül rahatlığıyla okuyun. Klasik olmayan açıklamamız; bu dizi öyle herkese göre değil. Eğer 18 yaşın altındaysanız (gençlik ne güzel şey) bu diziden uzak durmanız şiddetle tavsiye edilir. Çok acayip dizi çünkü. Şiddet middet, kan gölü, uyuşturucu kullanımı, çocuk kaçırma, cinsellik, ne ararsanız var. Bir dizi izliycem diye psikolojinizi zıbıttırmayın ileride lazım olur.

Künye

Oyuncular: Christopher Meloni, Patton Oswalt, Lili Mirojnick, Ritchie Coster, Joseph D. Reitman,
Platform: SyFy
Tür: Macera, Komedi, Drama, Aksiyon
Ülke: ABD, Yayın Tarihi: 6 Aralık 2017 Bölüm Sayısı: 8 Bölüm (2. sezonu da 10 bölüm)

Giriş

Eskiden SyFy kanalı dediğinizde, çakma diziler cenneti aklımıza gelirdi. Yani örneğin kaliteli bir dizi istiyorsanız oturur Fringe izlerdiniz, o bitince benzer bi şey olsa dediğinizde SyFy’ın Eureka’sı vardı mesela. Aynı kalitede değil ama benzer temalı, bir noktaya kadar izlenebiliyor, ortalama üstü olarak kendine yer buluyor. Hep böyle ikinci el kalitesinde dizileri vardı. O sebeple bu kanalın işlerine bir ön yargı oluşmuştu bende. Sanıyorum sonradan olayın boyutu değişmiş, bu geek dönemi kendilerine yaramış, yazı için incelerken meraktan dizilerine şöyle bir baktığımda “Acaba?” dedirten pek çok dizi adı var.

Neyse efendim, bugün ki konuğumuz da o eski SyFy dizileriyle alakası olmayan, hatta başka büyük bir kanalda olsa herkesin ağzında sakız olacağı, en basit tabiriyle “değişik” diyebileceğimiz bir dizi; “Happy!”. Tamamen öylesine izlemeye başladığım ama daha ilk bölümüyle “oha” dedirten, hiç bi şey yapmasa bile aklınızda “farklı” (bilerek tırnak içinde) bir yer edinen bu dizinin ilk sezonunu vakitsizlik nedeniyle çok uzun sürede bitirdim. Ancak bitirir bitirmez hemen sizinle paylaşmak istedim, çünkü çok acayip. Dizi aynı adlı benim okuma şansı bulamadığım ama diziyi izledikten sonra acayip merak ettiğim bir Grant Morrison çizgi romanını baz alıyor. Ama okumadığım için sadece diziyi yorumluyor olacağız. 18 yaş uyarımızı da yukarıda yaptık (sorumlu bir siteyiz nitekim). O zaman buyurun bakalım.

Happy 1

Hikaye

Happy! aslında çok klasik bir konu üzerine kurulu. Eski başarılı efsane polis Nick Sax, artık evsiz görünümlü, kötü kokan, alkolik, uyuşturucu bağımlısı ama yine fena olmayan bir kiralık katil haline gelmiştir. Elbetteki adamımızın iyi bir şeyler yapmasını sağlayacak bir olay başına gelecektir. Buraya kadar bildiğimiz hikaye. İşte dizi burada tuhaflaşıyor. Tuhaf (kötü versiyonu demek daha doğru sanırım) bir Noel Baba tarafından kaçırılan Hailey’nin tüylü, tek boynuzlu bir at olan hayali arkadaşı Happy (yanlış duymadımız, aynen bu şekil bir karakter) Nick’i bulur ve onu Hailey’i kurtarmak için ikna etmeye çalışır. Kalanını izleyip öğrenin, olaylar çok karışıyor.

Artılar/Eksiler

Bu dizi için ilk söylenecek şey (olumlu anlamda) “garip/tuhaf” olduğudur. Sadece kahramanımızın yanında hayali bir arkadaş (unicorn olmasını da tekrar not edeyim) olması değil tuhaf olan. Standart bir dizide yer alan her türlü klişenin bu dizide de yer alıyor olmasına rağmen, dizi bunları kendi gariplik filtresinden geçirerek kullanıyor. Yani mafya var dizide ama bir tuhaf. Kiralık katil var ama bir tuhaf. Kötü zengin adam var ama bir tuhaf. (Spoiler vermeyeyim diye nasıl tuhaf olduklarının detayına inemedim, kusuruma bakmayın) Her şey bir tuhaf. Bu da diziyi hiç bir şey olmasa bile ilginç hale getiriyor. İzlemeden bu söylediğimi tam anlayabilir misiniz bilemedim ama izledikten sonra “hakkaten doğru söylüyormuş” diyceksiniz.

Tuhaftan sonra da ilk kullanacağımız kelime “sert” olacak. Dizi kesinlikle +18. Kan, vahşet, cinsellik gibi konularda hiç çekinmiyor, bu durumları olabilecek en kanlı, en iğrenç, en uçlarda haliyle gösteriyor. Ama öte yandan olayları öyle bir kara mizahla beziyor ki o iğrençlik ilk aklınıza gelen şey olmuyor. Hem mizahla sulandırıldığı, hem de konunun ilerleyişine uygun olduğu için sırıtmıyor. Dizi sertliğiyle aynı düzeyde eğlenceli. Hatta sertliği ve tuhaflığı garip bir şekilde karıştırmış, üzerine de hoş bir mizah sosu ekleyip bu ikisinin ağızda kötü bir tat bırakmasını engellemiş diyebiliriz. İşte bu sayede de kuru tiksindirme olmuyor keyifle izleniyor.

Happy 2

Renk paleti de bu tarz bir diziden beklediğimizden çok daha parlak seçilmiş, ki bu durum doğru bir tercih olarak dizinin havasıyla uyumlu olmuş. Zaman zaman (hatta çoğu zaman) hakikaten depresif, iğrenç, uçlarda, çok sert şeyler (cinayet, işgence, aşırı uçlarda cinsellik gibi) oluyor. Ama dizinin kullandığı görsel ton bu olayların sizi rahatsız etmemesini, hatta eğlenceli görünmesini sağlıyor. Sadece renk ve ton olarak değil, o sahnelerin sunumu da bir tuhaf olunca, “az önce ne oldu, adamlar ne yapmışlar ve ben niye sırıtıyorum” diye sorgulamaya başlıyorsunuz. Fragmandaki beyin uçurma sahnesi gibi mesela. Çok değişik bir kafa yani.

Bütün bu acayipliklerle beraber dizinin hikayesi son derece sürükleyici. Bu tarz bir diziden beklediğimiz merak unsurunu layıkıyla kullanıyor, olay örgüsüyle bizi sürüklemeyi başarıyor, temposunu başarıyla ayarlıyor, aksiyonu dozajında verip yormuyor, ilgi çekici olayları güzel dağıtıp dikkatinizin dağılmasını önlüyor. Yani elindeki her silahı yerinde kullanmayı başarıyor. Tuhaflığa sırtını dayayıp, kalan her şeyi sallama durumu yok yani, hikayenin de nereye gideceğini merak ediyorsunuz. Tek hayal kırıklığım sezon finali hatta son bölümün en sonu oldu, bütün dizi havalarda dolanıp, finalde ayaklarını yere basmayı tercih etmesinin yanlış fikir olduğunu düşünüyorum ama oraya kadar her anını başarıyla kotardıklarını söyleyebilirim.

Oyunculukların da cuk oturduğunu söyleyebilirim. Christopher Meloni, Nick’in o delirmiş ama ne yaptığını bilen, umursamaz ama iyi adam tezatlıklarını çok dengeli bir şekilde veriyor ve bu çoğu zaman kötü şeyler yapan adama duyduğumuz sempatiyi arttırıyor. Patton Oswald’ın sesinin de adeta ikinci el bir Pixar karakteri olan Happy’e tam uyduğunu, karakterin negatif durumlardaki pozitif halini güzel verdiğini düşünüyorum. Kadronun kalanı da hem karakter yaratımı olarak hem de oyunculuk en az bu ikilimiz kadar başarılı olmuş. Özellikle Kötü Noel Baba on numara. Bazı yan karakterler tek düze olsa bile renkli kimlikleriyle yine de hoş bir intiba uyandırmayı başarıyor. Sadece Hailey’nin annesini çok sıkıcı buldum. Kalan hemen her karakter şahsına münhasırdı.

Happy Bad Santa

Sonuç

Türkçe sitelerde çok fazla yer almayan dizi ve filmleri yorumlamak hoşuma gidiyor, sitenin maksadını yerine getiriyormuşum, adının hakkını veriyormuş (bir de az yazıyor olmamın verdiği hayal kırıklığını azaltıyor) gibi hissediyorum. Happy de çok kişinin bilmediği, hatta belki adını duymadığı, duysa bile şans vermeyi düşünmediği ancak sıradan işlerden sıkılan yetişkinlere (+18 olayını ne kadar vurgulasam azdır) ilaç gibi gelecek bir iş. Eğer dizinin uçlardaki tarzı sizi yormazsa bir çırpıda bitirebileceğinizi düşünüyorum. Klasik bir konuyu farklı bir kafayla ele almış, buna rağmen de sürükleyiciliğini kaybetmemeyi başarmış olmasıyla izleme listelerinizde yer alması gereken bir dizi Happy. SyFy oluşuna aldanmayın, bir deneyin.

Bu arada bu yorumlar dizinin birinci sezonu üzerinedir. 2.sezonu henüz izleyemedim (Netflix’e düşmedi daha) ama bu sezondan daha iyi olduğuna dair yorumlar okumadım değil. Üzücü bir haberle bitirelim; 2. sezonun düşük reytingleri sebebiyle SyFy diziyi iptal etti ve bu olay bir kaç ay önce  olduğu için başka kanalda (Netflix al şu işi be, bi sürü saçma işe para yatırıyorsun) geri dönmesi de düşük olasılık. Uyarayım dedim. Neyse. Bir başka yazıda görüşene dek esen kalın.

Spread the love

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*