ÇizgiRomanYorum – Gorajun (2011)

(Bu yazı orjinal olarak AltDünya v1’de Tutlu Tuzlu tarafından 06.09.2016’da yazılmıştır. Aşağıda elimizden geldiğince güncellenmiş, v2’ye adapte edilmiş olup, herhangi bir tarihsel hata, zamanı geçmiş bilgi varsa, affınız rica olunur)

Künye

Yayıncı: Çapa Çizgiroman Grubu, Hoz Comics
Dil: Türkçe, Basım Yılı: 2011
Yazar: Hakan Tacal
Çizerler: Yıldıray Çınar, Mahmud A. Asrar

Giriş

Kendimi bazen çok iki yüzlü hissediyorum. Sürekli ülkemde alternatif işlerin üretilmemesinden şikayet ediyorum ama üretilen ortalama üstü işlere destek olmayı bırak çoğu zaman bu işlerden haberim bile olmuyor. Daha da kötüsü bazen haberim olan, dikkatimi bir şekilde çeken işleri bile ikinci plana atmışlığım oluyor. Ben ki Türkçe’ye çevrilen bütün Marvel – DC – Bağımsız çizgi romanları arşivime katmakla övünüyorum, 2011 yılında basılmış tamamen yerli üretim bir çizgi romanı okumam 2016 yılını buluyor. Hiç yakıştıramadım kendime.

Gorajun’dan bahsediyorum. Ülkemizin çizgi roman hususunda milli gururu (adam Marvel’a DC’ye çiziyor artık) Yıldıray Çınar’ın ve kalemi en az onunki kadar hoşuma gitmiş olan Mahmud A. Asrar ile beraber çizdiği, yazarlık koltuğunda sektörün gediklilerinden Hakan Tacal’ın oturduğu bu çizgi romanın bunca sene geçmesine rağmen (sahaflar dışında) hala bulunabiliyor, satın alınabiliyor olması ayıp değil de nedir değerli okuyucu? Neyse geç olsun güç olmasın bu önemli eser ile sizleri tanıştırarak vicdanımı az da olsa rahatlatayım bari.

Hikaye

Gorajun alternatif bir dünyada (sitenin temasına uygun yani 😉 ) geçmekte. İşte zaman geçmiş dünyada bir felaket olmuş, yaşamın büyük kısmı sizlere ömür. Dünyanın üst tarafında teknolojik olarak son derece gelişmiş, her bir şeyi sentetik olarak üretmekte olan Işıkşehri var. Burada her şey günlük güneşlik. Aşağılara doğru indiğimizde felaketten kalan ölümcül mor bulutu geçtiğimizde ise bambaşka bir dünya var. Filmlerde gördüğümüz kıyamet sonrası senaryosuna uygun olarak insanların yokluk sefalet içinde sığınıklarda yaşadığı farklı bir dünya. Bu iki tarafın da birbirinden haberi yok.

Hikayemiz üst tarafın halka şeker tatlı bir imaj sunsun, azıcık da kahraman olsun diye genetiğiyle oynadığı Pırıl Kız’ın işteki ilk gününde bu dünyayı çiftleşme alanı olarak gören uzaylıların istilasına denk gelmesiyle başlıyor. Alt tarafta ise Terry isimli kızın yukarıda bir cennet olduğuna inancı, haliyle yukarı çıkma çabası ve bir şekilde başını belaya soktuğu bir anda İman Ltd çalışanlarından K.Y tarafından kurtarılmasını görüyoruz. Bu arada üst tarafta genetik oyunlar varken, alt tarafta kaderin oyunu (kelime oyunu, hehe) sebebiyle genetik olarak değişmiş ve değişik güçler kazanmış bireyler olduğunu not olarak düşelim. Neysem ney olaylar gelişecek bu iki dünya bir şekilde karşılaşacak ve ortak bir düşmana karşı birleşecektir.

Artılar/Eksiler

Yabancı çizgi romanlarda okumaya alıştığımız bir konunun “bizim çocuklar” tarafından bu kadar başarıyla işlenmiş olmasının ne kadar keyifli olduğuyla başlayalım. Hikaye bu türü sevenlerin yadırgamayacağı, son derece keyifli eğlenceli bir şekilde anlatılmış. Karakterler de yine aynı şekilde başarılı. Artı olarak bazı klişeler kullanılmış olsa da, ustaca dokunuşlarla kendilerine has bir şekil bulmayı başarmışlar. Çizgi romanın temposu fazlasıyla yerinde. Aksiyonu da diyaloğu da tadında ve kıvamında. Çizim kalitesine, anlatıma laf söyleyemeyeceğim, yukarıda belirttiğim gibi Marvel’a DC’ye çizen bir adamın elinden çıkıyor. Belki renklendirme bir tık iyi olabilir ama sırıtmıyor.

Gorajun aynı diğer toplama ciltlerde olduğu gibi alternatif kapaklar, ek kısa hikayelerle falan birlikte geliyor. Bu ekstralar kitabın değerini arttırıyor. Basım kalitesi olarak da yerli diye masraftan kaçınmamış, aynı kalitede okumaya değer bir iş çıkartmışlar. Sonuç olarak bize bizden çıkan böylesi başarılı bir iş sundukları için Çapa Çizgiroman Grubu’na ve HozComics’e teşekkürlerimi bir borç bilirim.

Hani böyle iş bizden olunca azıcık milliyetçi bir yaklaşımla eksiklerinin falan görmezden gelinmesi adettendir ama ben o tip bir adam değilim. Konu her neyse iyisinin kötüsünün yüzüne yüzüne vurulup ona rağmen sonuçta desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Ancak valla hikayenin biraz klişe ve az da olsa biraz fazla Amerikanvari olması dışında bir kusuru, eksiği, gediği yok. Ben çizgi roman seviyorum diyen herkesin gönül rahatlığıyla alıp okuyabileceği bir iş. Eğer siz de “Ya keşke bizde de güzel çizgi roman çıksa da okusak” diyenlerdenseniz, ahanda bu o çizgi roman. Alın okuyun keyifle, tüketim hemen stokları. Böylelikle bu yetenekli insanlar da yeni yeni işlere yelken açsın.

Sonuç

Yerli diye kıyak geçmesek de son derece başarılı, dünya standartlarında bir çizgi roman var elimizde. Eğer hala almadıysanız, okumadıysanız çok ayıp. Türk çizgi romanının en önemli isimlerinden bazılarının yarattığı bu dünyaya girmek için hiç beklemeyin.

 

2018’den Not: Orjinal yazının üstünden bir seneden fazla geçmiş ve hala normal kitap sitelerinden (ah bir sponsorumuz olsa da link falan koysam, isim zikretsem şurada) bile kolaylıkla bulunabiliyor. Hem de cildin büyüklüğü sayfa sayısı falan düşünüldüğünde çok da uygun fiyata. Kaçırmayın, kapışın.

Hazır konusu açılmışken, eğer yerli çizgi roman üreticisiyseniz, yaptığınız işlerin tarafımızdan okunup (tarafsızca yalnız) değerlendirilmesini ve sonra da yazılmasını istiyorsanız benimle face’ten twitter’dan falan (isim soyisim yazın, direkt çıkıyorum) irtibata geçebilirsiniz.

Değerli AltDünya sakinleri, bir sonraki yazıya kadar esen kalın. Saygılar.

Spread the love

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın