AltRöportaj – Onur Çetincengiz

Bu site benim. Hehehe. İlginç ve egolu bir giriş oldu. Neyse yani site tümüyle benim sevdiğim, saygı duyduğum ya da en kötü konuşmak istediğim şeyler üzerine kurulu. Bugün de sizleri çok saygı duyduğum biriyle tanıştırmak için buradayım. Onur Çetincengiz ile iletişimimiz ben Geekyapar’da yazarken beni face’ten eklemesiyle başladı. Aslında temelde bir kaç yazışma dışında orada da bitti. Ancak kendisinin bilmediği benim onun hesabını takibi bırakmadığım ve zaman zaman imrenerek zaman zaman da saygı duyarak yaptıklarıyla ilgili her zaman olumlu bir görüşe sahip olduğumdur.

Bilmeyenler için Onur eski kısa film yönetmeni, hala çizgi roman yazarı, Punisher (ve Nick Fury ve Rick Flagg ve Gijoe Duke) cosplayer’ı, figür koleksiyoneri, Bursa’nın başarılı geek ekiplerinden Batcave’in önemli üyelerinden biri. Şahsi yorumum kendisinin yerli geek konseptinin en ideal örneklerinden biri olduğu yönünde. Yani özünü kaybedip fazla Amerikan (yada Japon) moduna girmeden, ülkesini değerleriyle birlikte seven ve yaşayan, yine de bizim kültürümüzde fazla yer almayan alternatif dünyaları da aynı tutkuyla özümseyebilen ve kendi hayatında bir yere koyabilen biri, ki kabul edelim bunu başarabilmek özellikle de önyargılarla dolu ülkemizde çok kolay değil. Tam da bu sebeple kendisinin sitenin yazıları içerisinde yer almasını istedim. Bir de kendisinden dinleyelim bakalım.

TtBu ilk AltRöportaj’a hoşgeldin Onur. Bana yeni bir konsept olduğu için şimdiden acemiliklerim için özür diliyorum. Öncelikle bu tarz yazıların klasiğiyle başlayalım, seni tanımayanlar için biraz kendinden bahseder misin?

Onur – Tabii. Öncelikle teşekkür ederim Tutku, bana bu röportaj imkanını sağladığın için. 1981 Bursa doğumluyum. Babamın bana yazılarını okuduğu benim ise resimlerine baktığım Karaoğlan çizgi romanları ile bu işlere gönül verdim. Karaoğlan, Teksas, Tarkan, Punisher okuyarak büyürken Chuck Norris, Dolph Lundgren, Cüneyt Arkın filmleri ile besleniyor ve büyüyordum. Askerden sonra bir süre tiyatro eğitimi aldım. Sonra 8 kısa film çektim. Filmlerimin 3 tanesi festivaller de gösterildi. 2010 yılında çektiğim “Altın Çocuk Kilink’e Karşı” kısa filmim Atv’de “Çek Bakalım” yarışmasında gösterildi. Ayrıca o programa “Zordur Almak Bizden Kızı” adlı bir kısa film daha çektik. En son 2012 yılında “The İnfazcı” isimli Türk yapım bir Punisher filmi çektim. Sonra iş hayatı nedeniyle bu işlere 3 sene ara vermek zorunda kaldım. 3 sene sonra ise Tanto isimli bir çizgi roman yazdım ve 10 çizer arkadaşımın desteği ile kitabı hazır hale getirdim. Fakat hala bastırma şansı bulamadım.

TtSenin için “yerli geek konseptinin ideal örneği” dedim girişte. Bu tanımlamaya katılır mısın? Sence “yerli geek” nasıl olmalı?

Onur – Teşekkür ederim bu tanımlaman için. Şöyle diyeyim; Çizgi roman ülkemizde çok zor süreçler atlattı. Yıllarca doğru düzgün yayın basılmadı. Fakat 2008 yılında Nolan’ın Batman üçlemesi ve Marvel Sinematik Evreninin doğması ile ülkemizde yayınlar da artmaya başladı. Şahsen 2011 yılında bana bugün basılmış yayınların basılacağını söyleseniz inanmazdım. Fakat şu an bu manzaradan çok mutlu ve umutluyum..

Ben çizgi romanı Amerikan, İtalyan, Frankafon, Manga diye ayırmam. Bir iş güzelse alır, okurum ve arşivime katarım. Tabii Türk Çizgi Roman Kahramanlarını da bir ayrı severim. Tarkan, Tolga, Karaoğlan günümüz gençliğinin mutlaka tanıması ve okuması gereken karakterler.

TtPunisher’ın favori kahramanın olduğunu biliyorum. Özel bir sebebi var mı? Bir de Punisher dışında hangi kahramanları seversin?

Onur – Aslında favorim sadece Punisher değil. Ken Parker, Batman ve Punisher. Bu üç karakteri çok seviyorum. Punisher’ı çok sevmemin nedeni hayranı olduğum aktör Dolph Lundgren’in Punisher’ı oynaması. Dolph Lundgren de nasıl bir aktörse hem He-Man’i hem Punisher’ı oynadı.

Çocukken 89 yapım Punisher’ı izledim ve o gün bugündür hayranıyım 🙂

TtTürkiye’deki alternatif dünya oluşumlarını (çizgi roman, dizi vs olarak soruyorum) nasıl buluyorsun? Takip ettiğin, tavsiye edeceğin işler var mı?

Onur – Günümüz Türk Çizgi Romanından bahsediyorsak maalesef hak ettiği yerde değil. Örneğin çok başarılı bir iş olan Seyfettin Efendi hak etiği yerde değil. Hikmet Yamansavaşçılar’ın Karabala’sı da aynı şekil de. Selçuk Ören’in Kasap Çizgi Romanı var mesela. Çok başarılı. Herkesin okumasını isterim ki bu işler hak ettiği yere gelsin. Dizi dersek 2002 yılından beri Türk yapımı dizilerden uzaktım. En son Karaoğlan çekilmişti 2002 yılında. Onu izliyordum, o da yayından kalkınca uzunca bir süre dizi izlemedim. Ta ki Börü’ye kadar. Börü çok başarılı bir yapım.

TtTürkiye’deki genç kesimi nasıl görüyorsun? Sence alternatif dünyalara ilgi duyan haliyle hayal gücü genişleyen bir gençliğe doğru mu gidiyoruz, yoksa daha muhafazakar, yüzünü doğuya dönen bir gençlik mi geliyor?

Onur – Genç kesim çok şanslı. Çünkü bilgi parmaklarının ucunda. İstedikleri bilgiye internetten saniyeler içinde ulaşabiliyorlar. Ve biliyorum ki gelişim ve değişimin önünde hiçbir şey duramaz.

TtTanto‘yu bitirmiştin ama bayadır ses seda çıkmadı. Ne durumda? Var mı bir gelişme? Başka projeler var mı?

OnurTanto bitti fakat yayınevleri ile anlaşmak zor. Türkiye’de çizgi roman yayıncılığı Amerika ve Japonya’yı geçtiği için beğendiremedim (!). Şaka bir yana yayınevleri basmak istemedi. Ben de kendim bastıracağım ve doğru zamanı bekliyorum.

TtB.A.T Cave‘in yaptıklarını senin aracılığın ile takip ediyorum ve Bursa’da ve tabi ülkemizde bu kadar güzel bir oluşumun varlığı bana mutluluk veriyor. Biraz da Batcave’den, yaptıklarından bahseder misin?

Onur – Bursa’nın gözbebeği bir çizgi roman dükkanı var. Çizman! (editör notu: Bilmeyen varsa, facebook sayfası burada)

Çizman’ın sahibi Levent Ertuğrul “Beleş Çizgi Roman Günü” yapacağını söyledi ve benden cosplay yapmamı istedi. Daha evvel Punisher kısa filmi çektiğim için destek amaçlı “Yaparım abi tabii” dedim. Nasıl olsa kimse gelmez diye düşünüyordum ki etkinliğe 400’den fazla insan geldi ve 30’a yakın genç cosplay yaptı. Sonra cosplay yapan o gençlerle toplandık ve “Bursa Alt Kültür Ailesi” isimli cosplay ekibini kurduk. Suicide Squad filmini karakterlerin cosplayini yaparak izledik.

Grubun en büyüğü olarak daha sonra bu çocuklara nasıl örnek olabilirim diye düşündüm ve aklıma Çocuk Esirgeme Kurumu’na gidip kurumdaki çocuklarla oynamak, eğlenmek geldi. Kuruma gidip yetkililerden izin aldım ve 2 kere kuruma gidip çocuklara hediyeler vererek onlarla oynadık eğlendik. Sonra bazı anlaşmazlıklar sonucu ben ve 5 arkadaşım Bursa Alt Kültür Ailesinden ayrılıp B.A.T Cave ekibini kurduk.

B.A.T Cave ekibi olarak önce “Adım Adım Burcon” isimli bir cosplay yarışması düzenledik ve bir ay sonra da Türk Çizgi Roman Kahramanlarına ve emekçilerine saygı duruşu amaçlı “Türk-Con” etkinliğini düzenledik. Bursa’ya Devrim Kunter ve Selçuk Ören‘i davet edip Türk Çizgi Roman Kahramanlarının cosplaylarini yaptık.

Daha sonra bir kere kurum içinde, bir kere de kardeşlerimizi sinemaya götürdük. Onlarla film izledik ve hediyelerini verdik. Sağ olsun beni sadece internetten tanıyan ve hiç yüzümü görmeyen bir çok insan bana destek olarak kardeşlerimize oyuncak vs aldılar. Hepsine buradan bir kere daha selam olsun.

En son ise Lösev’in yılbaşı balosunda kardeşlerimize destek olduk.

TtBursa alternatif kültürler için iyi bir ilimiz mi sence? Yaptığınız aktivitelere toplumun bakışı, gençlerin katılımı falan nasıl?

OnurHe-Man için Gölgeler Şatosu ne ifade ediyorsa, Bursa için de Çizman aynı şeyi ifade ediyor bence. Levent abi herkese kapılarını açıyor. Oraya gelen gençler de bu işlere merak duyuyor. Bu çok güzel bir şey ve beni çok mutlu ediyor. Toplumun bakışı ise değişiyor. Mesela Rick Flag cosplayi yapmıştım ben Suicide Squad filmi için. Beni darbeci asker sanan falan oldu. Sinema kapısına gelip “Hayrola abi, darbeci misin?” diye ciddi ciddi soran gençler oldu 😀

TtSon soru Marvel mı DC mi? Birini seçip konuyu kapatma. Sebepleriyle lütfen. 🙂 (Beyaz kağıda kenar boşlukları bırakarak 780 kelimeyi geçmeden falan der gibi oldu kusura bakma 🙂 )

Onur – Söyleşiye başlarken dediğim gibi Marvel, DC, İtalyan, Frankafon çizgi romanın türü beni ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren kendini okutuyor mu? Ticari şeyleri bu çizgi romanları üreten firmalar düşünmeli. Ben çizgi romandan keyif almak istiyorum ve umursamıyorum onu çıkartan firmayı. Diyorum ki “Çok Yaşa Çizgi Roman”.

TtTeşekkür ederim zaman ayırdığın için.

Bu arada Onur’a şuradan (facebook sayfası, takip edin, pişman olmayacaksınız. 🙂 ) ulaşabilirsiniz. Bursa’da yaşayıp alt kültürlerle ilgileniyor, bunu birileriyle paylaşmak istiyor ama buna uygun bir çevre bulamıyorsanız eminim Onur size her türlü yardımı sağlayacaktır. (Sosyal sorumluluk şeysi gibi oldu, neyse artık.. 🙂 )

Böylelikle ilk AltRöportaj’ın sonuna geldik. Bir başka yazıda görüşene dek esen kalın.

Spread the love

Bir yanıt bırakın